Geçmişteki Başarılarınız Sizi Geleceğe Götürebilecek Mi?

07 Aralık 2005 tarihinde Özkan Sur tarafından Genel kategorisine yazılmış makaledir

Bu yazı bugün 5, toplam 8437 kişi tarafından okunmuştur.
Okuyucularımızdan gelen 22 değerlenirmeye göre bu yazı 10 üzerinden 6.5 puan almıştır.

Bu soruya cevabınız “EVET” ise değişmeye ihtiyacınız yok demektir.

Herkesin dilinde bir değişim, bir farklılaşma, aldı başını gidiyor. Herkes neden bu kadar değişmek zorunda hissediyor kendini, kitaplar yazılıyor, seminerler düzenleniyor. Dünyada ve Türkiye’de bu kadar tantana neden? O kadar kolay mı değişmek?

Hadi değişelim dediğimizde değişilmiyor, yeni iş fikirleri bulunmuyor ki. Yeni fikirleri bulmanın, onları yakalamanın en iyi yöntemleri; gelişmeleri, piyasayı, teknoljiyi ve en önemlisi müşteriyi izlemek. Müşterinin bizim sunduğumuzdan farklı, ne gibi istekleri var, hangi yenilikler ve ürün/hizmetler için fazladan para ödeyebilir. Biz bu iş olanaklarını nasıl görebiliriz. Peki görmek yeterli mi? Yeni iş olanaklarını gördükten sonra fikirleri oluşturmak ve bunları uygulayacak cesarete sahip olmak da gerekli. Yapılan değişiklikler için en uygun zamanı belirlemeli, müşteriyi ikna etmeli ve çalışmaları kararlılık ile yürütmeliyiz.

Son yıllarda tüm dünyada başlayan durgunluk ve çin tehdidi –bizim için Polonya, Bulgaristan ve Romanya da söz konusu – Türkiye’nin düşük işçilik cazibesini yitirmesine yolaçtı. Yüksek kar marjı ve cirolar ile iş yapan, maliyetleri hesaplama gereği duymayan firmalar, kağıdı kalemi eline alıp hesap yapmaya başladılar. Bir çok firma atıl kapasiteleri doldurup, sabit giderlerini karşılamayı tercih etmekte ve bu neden ile de sürekli fiyat indirimine gitmekteler. Bunun sonucunda işletmeler yaşamakta, rekabeti kızıştırmakta ancak para kazamamaktalar. Bu şekilde çalışmanın sonucunda ise sürekli olarak işletme zararı ortaya çıkmaktadır. İşletmeler o güzel günlerin geri geleceği inancı ile şirketlerini yaşatmaya çalışmaktalar. Bir de üzerine müşteriler sürekli olarak daha az sayıda ürünü daha ucuza istiyorlar.

Yukarıda bahsettiğimiz sıkıntılar, hatta fazlası şirketlerin başetmeleri gereken konular olarak karşımıza çıkmakta. Bu durumda şirketimizi devam ettirmek ve büyütmek istiyor isek önümüzdei seçenek; yaptığımız işleri gözden geçirmek, geliştirmek, değiştirmek, gerekli ise farklılaşmak ve bunu sürekli kılmak.

Bunun için bazı yöntemler var; bunları sırası ile paylaşmaya çalışacağım. İzlenebilecek yol öncelikle; şirketinizi gelecekte nereye götürmek istiyorsunuz bunun kararının verilmesidir yani vizyonunuz nedir? Vizyon; ortaklar, üst yönetim hatta tüm çalışanlar ile belirlenebilir. Burada gerçekleştirebileceğiniz bir vizyon belirlemeniz önemlidir. Daha sonraki adım, yaptığınız ürün ve hizmetlerin, çalışma yöntemlerinizin, rakiplerinizin ayrıntılı bir analizini yapılmasıdır. Bu analizde gözönünde bulundurmamız gereken beş rekabet gücü, müşteri istekleri ve bu isteklerin nasıl değiştiği olmalıdır.

Piyasa şartları, rakipler ve tedarikçiler sürekli olarak değişmekte, bugünkü çalışma yöntemleriniz sizi gelecekte de istediğiniz noktalara götürebilecek mi? Hangi stratejiler ve yöntemler sizi hedeflerinize götürebilir, hangilerini değiştirmeliyiz, bunlar belirlenmelidir. Değişmesi gereken süreçler için yeni süreç tasarımları yapılmalı, iş yapma yöntemleri ayrıntıları ile belirlenmelidir. Şirket yönetim yapısının, iş akışlarının, iletişim ve bilgi yönetiminin oluşturulması sağlanmalıdır. Hangi bilginin nasıl geleceği, hangi sıklıkta kimin tarafından gönderileceği kararlaştırılmalıdır. Gerekli teknolojik altyapı belirlenmeli, buna uygun donanım ve yazılım seçimi yapılarak, bilgi akışı ve yönetim dinamik hale getirilmelidir. Sistemin yapılanması ile birlikte, ürün ve hizmet özelliklerini gözden geçirmek, yeni bir bakış açısı ile yeniden tasarlamak da gerekebilir.

Peki tüm bunları kimler ile yapacağız? Tüm çalışmaları yürütmek için şirkete ve değişime inanmış, yapılacak iyileştirmeleri tüm işletmeye yayabilecek, tüm çalışanların katılımını sağlayacak bir proje ekibi oluşturulması şarttır. Şirkette ortak değerler oluşturmalıdır. çalışanlarınızın sizin ile ortak değerleri paylaşmadan, sizin ile hareket etmelerini, işi sahiplenmeleri beklemek hayal olur. Bu neden ile güçlü bir İK yönetimi oluşturmak, tüm çalışanlarınızı işe dahil etmek gereklidir.

Unutulmaması gereken şu ki, tüm sistemler insanların yaptığı kadar başarılıdır. çalışanlarınızın sadece şirket binasında olmaları değil akıllarının da orada olmasını sağlamak şirketinizin gerçek başarısı ve değişimin anahtarıdır.

Daha sonraki yazılarımda değişim ile ilgili konuları daha ayrıntılı inceleyeceğim.
Rica etsek bu yazıya oy verirmisiniz?
22 oy sonucunda
Puan : 6.5 / 10

Yorumlar

Bu yazıya yapılmış 2 yorum aşağıda listelenmektedir.

  1. hiper aktif

    02 Mayıs 2008,saat 18:52

    Bu kişiye cevap ver

    Yeni yorum yaz

    çok güsel bi yazı yazanlara çok teşekkür ederim ama bende böyle nasıl güsel yazı yazabilirim?

  2. hiper aktif

    02 Mayıs 2008,saat 18:55

    Bu kişiye cevap ver

    Yeni yorum yaz

    çok güsel bi yazı çok teşekkürler


Yorum yazmak ister misiniz?

Bu alan gerekli bir alandır!
İsminizin sayfada görüntülenmemesini tercih ediyorsanız aşağıdaki rumuz alanını doldurmanız yeterlidir.
Gerçek adınızın sayfada görüntülenmesini istemiyorsanız bu alana bir takma ad girebilirsiniz!






E-posta adresiniz gerekli durumlarda sizinle iletişim kurabilmemiz için ve yorumunuza verilen cevaplardan sizi haberdar edebilmemiz için gereklidir! E-posta adresiniz sayfada görüntülenmeyecektir.
Bu alana yorumunuzu yazabilirsiniz.

Bir web sayfasına bağlantı vermek isterseniz [link=http://www.ornekadres.com/] Bağlantı Açıklaması [/link] yazmanız yeterlidir.




Bu alana yukarıdaki resimde gördüğünüz kodu yazınız.
Bu adım formun yazılımlar tarafından otomatik doldurulmasını engellemek için konulmuş bir güvenlik önlemidir.
Güvenlik Kodu